“h.b.” arşivleri

YAĞMUR

24

Temmuz

 

 

 

…bir gemi yakalayıp içine atalım mı kendimizi Yağmur? O zaman gemi sallandıkça sallanırız ancak, gemi yol aldıkça yol alırız. Olmadı  gemi içinde bir iki tur , al işte sana sonsuz tatmin.Gemi ne zaman karaya ayak basarsa o zaman alırız soluğu kasabalarda, yarım kalmış öykülerimizde … (more…)


Bendeki “SEN”i almadan gitme!

29

Mayıs

 

 

Bendeki “SEN”i almadan gitme!

Gideceksen
Bendeki “SEN”i al, öyle git.

Ama bunun için;
Yıllar öncesinin bir “SEN” tablosunu satın alman gerek.
Sana benziyor diye -saçları,sesleri,gülüşleri-
sevdiğim tüm adamları öldürmen gerek.
Ve seni seviyorum diye parlıyorken gözlerim
bana aşık olmuşları da.
Adına adadığım tüm kitapları yakman gerek.

Gitmenin kolay olduğu bir “sen” var mı bilmiyorum.
Ama gitmen için “sen”i kendi ellerinle öldürmen gerek!

Gideceksen
Bendeki “SEN”i öldür, öyle git…

 


Rutubet

03

Mayıs

 

 

Uzun süredir yoktum.. Sağolsun, arkadaşlarım siteye bakıp neredesin diye maille, mesajla yada bi şekilde kendilerinden bir şeyler gönderiyorlar.. bizlere h.b. den şiir var..

RUTUBET

Ben sana aktim.
Sen yalniz bir duvardin.

RUTUBET-2

Ben sana aktim.
Sen yalniz bir duvardin. (more…)


Durum

14

Ocak

 

 

DURUM 1 (BAYANIN GÖZLEM-LEYEMEDİK-LERİ)

….bak anlaşalım.Çok üzülmek yok sonra.Altı üstü gidiyorum.Bu, anlatacağım.Şimdiye kadar anlattığım  öykülerimden arta kalan bir şey –bir ben- yok.Aslında o şey  “ben”im anlıyor musun? Yani başından beri anlattığım da buydu aslında. Üüüff boşver, tamam , baştan başlayalım.

(more…)


SERLİ SIRLI ATEŞ

07

Aralık

 

 

Çocuk bağırdı annesinin arkasından. Annesi duymadı. Karşıya geçemedi çocuk. Annesinin arkası dönüktü; göremedi çocuğunun karşıya geçemediğini. Çocuk kimsesiz kalakaldı yolun karşısında. Anne kendi halinde tuttu evinin yolunu. Evine doğru attığı her adımda daha bir unuttu çocuğunun varlığını. Çocuk büyümek zorunda kaldı. Başka türlü baş edemeyecekti hayatla, en azından küçükken öyle sandı. Birebirliği, kendiliği, yap-lı-yalnızlığıyla baş edebilmek için annesiz büyüdü yolun karşı kıyısında…Anne evine adadı kendini; hiç hissetmedi bir çocuğun eksikliğini. Evindekiler hatırlatmadı ona, kişinin yap-a-yalnızlığını. Önünde çiçeklerin sıralı olduğu balkondan karşılara bakarken bile görmedi annesizliğin birebir tükettiği dışarıdaki çocukları. Bir çocuğu olduğunu kesin bir hisle unutmuştu artık. Artık bilmiyordu. Annelik dürtüsü bitti. Balkon önü, saksı içi çiçekler öldü. Öldüklerini görmedi. Anne ANNE ismini yitirdi. Genç kızlık adını aldı yeniden. Evdekiler ona Serli demeye başladılar. Onları duydu ama farkı duymadı. Genç kız Serli yaşamaya devam etti.

(more…)


« Previous PageNext Page »

En son yorumlar
  • Birisi: İs ile karartacak yegane ruhu
  • Ahmet Şamil: önemli olan ilahiyatçılardan evliya çıkması değil, onların bugün Hz. Peygamber'in misyonunu temsil edip...
  • Ahmet Şamil: syn serdar şamil beni eskilere götürdün dağardında beraber geçirdiğimiz o güzel günlere. çocukken çeşme...
  • katrunneda: "Hayat yaşadığımız şekliyle tiyatroyu andırır. Kişi gayesiz, gece ve gündüzleri izler. Gün be gün...
  • ALAATTİN GÜRIRMAK: SAYIN SERDAR ŞAMİL OKYAY(KISAKÖYLÜ)HEMŞEHRİM... SİMAV PEKMEZCİLİK MÜZESİ KURULMASI KONUSUNDA GÜZEL...