Bilmediğim ve aşina olduğum diyarlara
Arnavut kaldırımlı yollarda
Saklanmış hikayeler dinledim
Geçti.. ama geçip gitmeden bilmek yeğdi
Mazisine ama kalmış bir gencin karanlığına
Dünya küçüldü gözümde
Dört bucak benim oldu
Bütün ruhlar birbirini tanıyordu
Gözlerin ışıltısı aydınlatıyordu
Körebe duyguların gölgesini
El yordamı ile bulabiliyordum artık
İnsanlığın samimiyet denilen ilkesini
Bu cümleler ağır
Taşınmaz defterde kalemde yürekte
Çare köprüler kurabilmekte.
Yüksünmeden ..
Yüklenebilmekte bütün özneleri
Ve devrik söylemlere nokta koyabilmekte.
Boşa kürek sallıyoruz.
Yürütmeye çalıştığımız bu kara duman
İs ile karartacak yegane ruhu
Aynalarda göreceğiz ..
Taş taş üstüne koyamayacak
Marifetsiz kariyerli bir güruhu
Köprüler kuramayacak
Hikayeler duyamayacak
Yalancı aynalarda büyütecek enaniyeti
Bilmeden kendi gözünde küçülebileceğini
Yinede umudum var
Çoğalıp kıyıları kavuşturacaklar
Nehrin kenarındaki çakıllar
Öyle minik ama öyle çoklar