GÜZELLİK ZAMANI
03
Ekim
…
Uzun soluklu bir ayrılık hikayesi tüketti seni. Sessiz sonbaharları yalnız başına tükettin. Kabul. Masa başı sohbetlerin hep tek kişilik oldu. Dansın yalnız başınaydı hep.İki kişi nasıl sarılamazsa birbirine öyle sarılıp ruhuna , bir başına yaşadın; kış önleri kartopu savaşlarını.
Unuttun mu o hep yüzlere asılı gördüğün, tükenmez gibi duran, başkalarının gülüşlerinin senin yüzüne de yakıştığını? Şimdi açmak zamanı gözlerini. Aynadaki gamzeni görme zamanı, gülünce dudaklarının kenarında.
Şimdi “güzellik” zamanı.
Şimdi belki ‘SEN’ zamanı; başkaları için. Belki o başkaları için de şimdi gülmek zamanı. Hadi ver adını, yeniden şen kahkahana. Çünkü çok tükettin sen kendini yıllarca. Belki çok boşa…
Şimdi yağmur mevsimi kışlar ortasında. O yüzden içeri alındı; o kapı önü kafe masaları. Sandalyeler ters çevrili, tüm fazlalar dışarda. Duyduğun tüm sesler artık sadece SANA AİT….yağmur sesi dahil, acı çığlıklar hariç.
- en güzel aşk zor olanmış-
…her şey yalan bile olsa …
ZOR olan o’ydu işte.
ZOR’un bitti.
Kalk canım.
Masa başı sohbetlerin de,
Yalnız odalarında dansların da,
Kırmızı-sarı sonbaharlardaki yaprak hışırtıların da
Çoğul artık.
Güzelliğin, gülüşün, gamzen
Tıpkı bu ikinci kış gibi uluorta.
ZOR’un tüketti kendini en sonunda.
h.b.
Toplam Okunma: 1814 | Bugünkü Okunma: 5 | En Son Okunma: 28.08.2008 - 13:01

1. shqiptar* | Ekim 31st, 2007 at 22.21
söyLenen sözLer yaLansa,
akıp giden zamansa,
sensiz bir ben varsa,
yaLandır aLdanma…