Memnun kaldın mı bizden… Gidişindeki hüzün üzerimizdeyken bir ürperti var yüreklerimizde.. Hava durumu hislerimize tercüman , gidişine hüzünlü, yağmur bulutları toparlanmış yaş olup yağdı yağacaklar günlerdir… Ve son bir umut ayrılırken, son defa sıkı sıkıya sarılmanın aynı refleksiyle son sarılışlar..

Bu günlerin kıymeti artık 1 sene sonraki günlere eşdeğer.. Bir sevgiliden ayrılıyor olmanın matem yüklü havası… Tek avuntu var yüreklerde “memnun bırakabildiysem” ne ala duygusu….

Bizi sormayın, biz cok memnunuz senden… Kasvetsiz havaların temiz soluklu günlerini yaşadık seninle.. Başımız önde ama başarmış olmanın sevinç patlamalarını yüreklerimizde yaşadık günlerce.. Kelimelerin dar kaldığı, cümlelerin kısa olduğu bir anlatımdan ziyade yaşanılası günler geride kalıyor artık…

Git, git ama tez zamanda dön.. Gözlerimizi yolda bırakma..

Su gibi aksın zaman, yeterki sen gel.. Senin havadaki kokun, yüreklerdeki coşkun, gönüllerdeki huzurun yeter bize.. Sağlık bıraktın bedenlerimize ve umulmadık ufuklar açtın kalplerimize… Yok yere sandığımız sevinçle dolduk zaman zaman; zaman sen olduğun zaman, olmadık yerde hıçkırıklara boğulduk, bir iç boşalması, kirlerden arınma misali; zaman sen olduğun zaman.. Sağlık bıraktın bedenlerimize, huzur getirdin beldelerimize…

Git, git elbet.. Ama tez zamanda dön… Gözlerimizi yolda bırakma ne olur…