Aşağıda M.Nedim Hazar’ın kaleme aldığı köşe yazısından ufak bir bölüm  var. Arkadaşlık veya daha ötesi ostluk üzerine samimi, sıcak bi yazı. Sizin bireysel harem dairesine girmiş kaç arkadaşınız (dostunuz) var düşüncesini akla getiren güzel bir yazı parçası.

Düşünmek insan işi..

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~**~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Arkadaşlıklar çeşit çeşittir. İş arkadaşlıkları, okul arkadaşlıkları, mahalle arkadaşlıkları, asker arkadaşlıkları, eğlence arkadaşlıkları vs. İnsanların kendi karakterlerine ve zihin yapılarına en uygun olanlar, kişinin kendi çevresine ördüğü duvarı aşıp, ait olduğu arkadaşlık sınıfından çıkar ve ‘Bireysel harem dairesi’ diyebileceğimiz halkaya girerler. Yazık ki, insan, hayatı boyunca bu tür dostlara çok nadiren rastlar. Hemen herkesin vardır böylesi dostları. Ömer Erturgut benim için tüm arkadaşlık çemberlerini kırmış, aile içinden biri olmayı başarmış bir dost idi. Bütün bunlara bir de ‘dava arkadaşlığı’nı ekleyince bugün bile eksikliğini hep hissettiğim, bir türlü doyamadığım kocaman bir boşluk hissi vardır bende.