Merhaba;

Başlıkta son okuduğum kitabın ismini ve yazının devamında onun içinden birkaç fikri paylaşmak için bu düşünce alanını kullanmak istiyorum. Ama öncesinde kitap hakkında birkaç tanıtıcı bilgi vereyim.

Şu ana kadar aldığım ve okuduğum en ilginç kitaplardan biri. Görselliğe çok önem verilmiş. Bunun en büyük nedeni kitabın yazarının fotoğraçı olması şeklinde kısaca açıklayabiiriz. Ancak böyle bir açıklama kitapta bahsedilmeye çalışılan farklı fikirlerin aksini düşünmek, kitabın üzerinde durduğu fikri bütünlüğe ters bir açıklama olabilir.

O halde tüm kitaplar görsel olarak çok az bir zenginliğe sahip, bu kitap ise tam tersine ya da tüm kitapların aksine fikirlerini daha iyi anlatabilmesi ya da etkili kılabilmesi adına görselliği daha ön planda bir kitap demek kitabın kendisi ile çelişmemiş bir düşünce olur.

Ya da kitabın önerdiği fikir üzerinde değilde aksini düşünüp yok kardeşim ben herkes gibi düşünüp senin savunduğunun aksini düşünücem mi demeli..

Kafamın karışmış olduğunu düşünebilirsiniz ama aslında kitap okumak düşünce zenginliği katar fikrinin jimnastiğini yapıyorum.

Kitabın Yazarı; Paul Arden. Çeviren; Ferhat Tümer. Boyner Yayınlarından çıkmış bir kitap…

ve kitaptan bir bölüm;

Doğru Bakış Açısı Yoktur

Geleneksel bakış açısı ya da popüler bakış açısı vardır.

Kişisel bakış açısı vardır.

Çoğunluğun paylaştığı genel bakış açısı vardır.

Sadece birkaç kişinin paylaştığı dar bakış açısı vardır.

Ama doğru bakış açısı yoktur.

Her zaman haklısın.

Her zaman haksızsın.

Bu sadece sana hangi açıdan bakıldığına bağlı. (yldz:Bu cümleyi çok tuttum)

Herhangi bir alanda katedilen gelişmeler, dar ya da kişisel bakış açısına sahip olan insanlara bağlıdır.