Mayıs 2006

Umut insanının düşünceleri

12

Mayıs

Pişman olacaksın yaşanmış yanlışlıklara, adanmış yaşanmışlara…

Anlamsı gelecek geçmişin.

Sevimsiz gelecek belki dün yaşadıkların.

Belki, kimbilir, bedeninde depremler olacak; sarsıntı misali…

Dün yapılmış tüm kaleler yıkılacak bugün.

Anlamsızcasına verdiğin emekler olarak göreceksin dünü.

Gözlerinden yaşlar süzülecek; su misali…

(more…)


Doğum Günü denen önemli gün…

10

Mayıs

Aşağıdaki yazıyı doğum günüm olan 15 Şubat’ta klavyeye almıştım.. Amacım o gün yaşadıklarımı tarihe not düşmekti… Hem Doğumgünü olgusu hemde yaklaşık 2,5 ay geçen bir zamandan sonra tarihe düşülmüş notları bugün okumak güzel oldu.. eee o gün güzel geçmiş… yazıda güzel.. konuda güzel…

Ne duruyosunuz canım okuyun belki keyfiniz yerine gelir… Keyfim var diyenlerin keyfi katmer katmer katmerlenir inşaallah…

__________________________________

15-Şubat-2006

Doğum günü dediğimiz olgu insanlar için oldukça önem arz eden vakıalardan biri.. Bir olayın olması, bir hadisenin vuku bulması, daha sonra önem arz eden birinin dünyaya geliş tarihi yada önemli birinin bir bireyi olarak dünyaya gelinmiş olması, hem o güne farklı anlamlar yüklüyor hemde o güne anlam yükleyenlerin duruşlarına, konumlarına ayrı anlamlar yüklüyor.. Hz. İsanın doğum günü kullanmış olduğumuz miladi takvim olurken, Hz. Muhammedin hicrete çıkışının başlangıcıda Hicri takvim olarak kullanılmakta… Doğumgünü olgusunu hatırlayabilmemiz için kullanmış olduğumuz takvimlerinde doğum günleri var. Yani doğum günü dediğimiz olay kısaca önemli insanların doğumu olabileceği gibi, önemli olayların doğumunuda içine alabiliyor.


Bugün benim doğum günüm J Yaşasın !!! 

İyi ki doğdun diyenlerin sayısı oldukça fazla. Neden doğdun, keşke doğmasaydın diyenleri hiç görmedim, en azından şu dakikaya kadar diyen biri olmadı. Tabi böyle bir günde böyle kelimeleri bir araya getirip herhangi birinin doğum gününde o gün doğmuş olan insana sarfedebilecek safdil varmıdır bilmiyorum.. Bu yazının kaleme alınmasından çok klavyeye basılarak oluşturulmasındaki temel felsefe, yaşamış olduğum güzellikleri tarihe not düşerek şükrümü eda edebilmek çabası ve MRC’nin bu vesile ile şahsı manevisinin yaşadığımız ortama yansımaları şeklinde özetlenebilir.
 

15 Şubatın ilk dakikalarında (00:01:36) doğum günü kutlaması  gerçekleştirdi. Durun daha yeni girdim derken kız kardeşim (00:11:bilmiyorum) aradı ve oda enişteyle beraber doğum günümü kutladı. Sabahleyin öpücükle uyanmak ayrı bi güzellik.. Evin prensesi okula giderken iyiki doğdun diyerek öpücük yağmuruna tuttu bendenizi… Annem farklı bi alem zaten… Onun için günün ilk dakikalarından ziyade benim doğduğum ilk saatlerde doğum günümü kutlamak önemli. Şahsımın dünyaya teşrif buyurmaları 15 Şubat günü 16:45 saati olunca anne hatunda bu saatte beni arayan kişi oluyor senelerdir…Hatta ve hatta 15 Şubatın ilk dakikalarında gelen tebrik mesajlarını “Daha sen bu saatlerde doğmamıştın ki” tepkisini vererek karşılıyor.. Babam bu yazının destekçisi J
 

Bu doğum gününü düşününce şunu artık iyice anlıyorum; “KADINLAR İÇİN DOĞUMGÜNÜ ÖNEMLİDİR AKADAŞ”
Şirkete geldiğimin ilk dakikalarında Ozan ve Cengiz Abi ile karşılaştım. Arabayı park ediyordum ki Ozan bu yazının muhalifi bir hareketle doğum günümü kutladı. Cengiz abi arkasından kutladı ama o zaten değişik bir yöntemle doğum günümü sabah sabah kutlamıştı. Neyse pembe renkli bir yazıya gri tonlar katmayayım J… Pazarlama’ya çıktım gelir gelmez… Selçuk abi ve Atilla vardı.. Bu yazının destekleyicisi olarak bilgisayarda yaşanan sorunlardan vs… konuştuktan sonra aşağıya indim. Odada Serdara nasılsın diye sordum ki (sormaz olaydım J hehe) abi sen yazı yazacaksın bende destek mahiyetinde bir iki laf edeyim dercesine ”macro ile başım dertte, santral sorunu ne oldu” gibi cümleler kurdu… Sonra neyse masamda oturuyorken o esnada odaya şirketin 4 güzel hatunu girip koro eşliğinde iyiki doğdun cümlelerinden oluşan günün şarkısını şahsıma söylediler… Allahım ne büyük bahtiyarlık… Sonra Serdar, abi kusura bakma dedi ama bizim eşek niğde yolunu tutmuştu…


Yazının en büyük destekçisi rolüne soyunan bi arkadaş telefon etti ve bana internette dolandırıldığını, sevgilisine aldığı çiçeğin ulaşmadığını, kızın yaptığı pozu, çiçekçilere telefonla ulaşamadığını vs.. anlatırken doğum günümüzü oda es geçti… Doğumgünüm oğlum bugün dedim – ki kendisi zaten çok iyi biliyor… Oradada eşek Niğdeye yol almıştıki daha gün bitmedi ararım kıvırtmalarından sonra eşek Niğde yolunda öldü J..
 

Bu arada başka bi hatun kişinin doğum günümü 25 Ocak sanıp araması mail atması, benim doğum günüm 20 gün sonra dedikten sonra bugün unutmayıp tekrar aramasını yazmadan edemeyeceğim…
 

Bazı materyalist doğum günü mesajlarıda gelmedi değil.. Önce Bonus Card davrandı. Ardından Turkcell ve sonrasında Word Kart.. Mesaj atmak isteyenlere duyrulur 50 adet bedava mesaj atma hakkımı bugün için herkesle paylaşabilirim… J
 

Gelelim MRC’ye.. Az bulunur böylesi kısaltınca az harfli bir şirkette bu kadar incelik.. Değerlerini içinde saklayan, açılınca baya bi büyük isme sahip olan Metod Research Company’nin şahsı manevisinin cinsiyet olarak cinsiyeti şudur demekten öte, günlere verdiği önem ve çevresine kattığı değer açısından Kadın milletinin hissiyatına daha yakın buluyorum..
 

Allahım sana şükürler olsun…
 
Bu doğum gününü düşününce şunu artık iyice anlıyorum; “KADINLAR İÇİN DOĞUMGÜNÜ ÖNEMLİDİR AKADAŞ”
 

Ama

“’MRC’ İÇİN de DOĞUMGÜNÜ ÖNEMLİDİR AKADAŞ” demek geliyor içimden…
 

Herkese en içten Teşekkürlerimle…


Kelebek Öpücükler

08

Mayıs

     Çoğu zaman pek çok şeyi çocuklardan öğreniriz.
     Bir süre önce, bir arkadaşım, 3 yaşındaki kızını, bir rulo altın renkli kaplama kağıdını ziyan
ettiği için cezalandırmıştı. Durumları iyi değildi ve kızının kağıtları, ağacın altına koyacağı bir kutuyu süslemeye harcaması onu çok sinirlendirmişti.
     Buna rağmen, küçük kız, ertesi sabah hediyeyi babasına getirdi ve ” Bu senin için babacığım” dedi.   
     Arkadaşım, gösterdiği tepki icin kendini suçlu hissetti, ama kutunun boş olduğunu görünce için için sinirlenmekten de kendini alamadı.   
     Kızına bağırdı:
     ” Birine bir hediye verdiğin zaman içinin dolu olması gerektiğini bilmiyor musun? ”
     Küçük kız babasına yaşlı gözlerle baktı ve söyle dedi:
     ” Ama babacığım, kutu boş değil ki. Ben kutunun içine öpücüklerimi üflemistim. Hepsi senin icin
babacığım.”
     Babanın içi paramparça olmuştu. Kızını kucakladı ve onu affetmesi için yalvardı.
     Arkadaşım bu altın renkli kutuyu yatağının baş ucunda yıllarca sakladığını anlattı bana. Ne zaman cesaretini kaybetse, kutunun içinden hayali bir öpücük çıkarıyor ve onu oraya koyan çocuğunun
sevgisini hatırlıyordu.
     Gerçek anlamda bakmak gerekirse, herbirimiz arkadaşlarımız ve ailelerimiz tarafından bize sunulan karşılıksız sevgi ve öpücüklerle dolu altın renkli kutulara sahibiz. Dünyada sahip olabileceğimiz daha değerli bir şey olamaz


« Previous Page

En son yorumlar
  • Birisi: İs ile karartacak yegane ruhu
  • Ahmet Şamil: önemli olan ilahiyatçılardan evliya çıkması değil, onların bugün Hz. Peygamber'in misyonunu temsil edip...
  • Ahmet Şamil: syn serdar şamil beni eskilere götürdün dağardında beraber geçirdiğimiz o güzel günlere. çocukken çeşme...
  • katrunneda: "Hayat yaşadığımız şekliyle tiyatroyu andırır. Kişi gayesiz, gece ve gündüzleri izler. Gün be gün...
  • ALAATTİN GÜRIRMAK: SAYIN SERDAR ŞAMİL OKYAY(KISAKÖYLÜ)HEMŞEHRİM... SİMAV PEKMEZCİLİK MÜZESİ KURULMASI KONUSUNDA GÜZEL...